Vazife PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

VAZİFE


Derleyen: Alparslan Salt
Neo-spiritüalist terminolojide çok önemli bir yeri olan vazife kavramı konusunda ruhçu kaynaklarda şu bilgiler verilmektedir:

“Siz iki tür vazife ile yükümlüsünüz. Biri, yaşamınızı
sürdürmenize ilişkin, dünyadaki yaşamınızla ilgili, yapmaya zorunlu olduğunuz vazifeler.Yani hayat mücadelesi dediğiniz alandaki çabalarla ilgili olanları.Diğeri ebedi yaşamınızı hazırlayıcı ve ruhsal yetenekleri yüseltici birtakım yüksek erdemler ve fedakarlıklara ilişkin vazifeler.
Dünyada bulunduğunuz sürece bu iki grubu birbirinden ayırmayacaksınız. Yani bir gruba ne kadar emek ve çaba gösteriyorsanız, öteki gruba da aynı derecede emek ve çaba göstermelisiniz.Birini ihmal edip diğerinde azami güç harcamamalısınız. Bu aleme (spatyuma) geldiğinizde de sizi iki tür vazife beklemektedir. Biri buradaki işiniz.Diğeri yükselmek konusunda zorunlu olarak yapacağınız bir iştir.”

Tebliğ Kaynağı: Kadri

“Bir insanın ölmemek için çalışması bir vazifedir.Fakat bir insanın kendini yaşatmakla birlikte, ölmek üzere bulunan,hasta bir başkası için de çalışarak onu yaşatması ikinci bir vazifedir.Vazife yapılırken doğal olarak fedakarlık da lazımdır.Aslında mutluluk başkaları için verilen emeklerin ruhta bıraktığı hazlardır”

Tebliğ Kaynağı: Kadri

“Kainatta birbirlerini daima daha yükseğe çekmek, bütün varlıkların vazifesidir.”

Ergün Arıkdal

“(Hiyerarşide) hep bir üstteki bir alttakinin tekamülüne hizmet eder.”

Tebliğ Kaynağı: Sadıklar Planı

“Kainatta bütün varlıklar bir plan ve program dahilinde, kendi kudretleri ve vazife planındaki gerekleri oranında kendilerine düşen işleri
–bilmeden,otomatik veya bilerek,idrakli olarak- yapmakla yükümlüdürler.”

Dr. Bedri Ruhselman

“İnsanlar birbirlerine karşı birtakım vazifeleri önceleri ilkel bir idrak denilebilecek sezgi tarzında hissederek ve otomatik olarak yaparlar.
Tekamüle paralel olarak, vazife kavramı gitgide, sezgi karakterinden idrak karakterine dönüşür ve vazifeler gitgide daha kapsamlı hale gelir.”

Tebliğ Kaynağı: Meşale

“Vazifeleri yerine getirmede otomatiklikten idrakliliğe geçiş, varlığın ruhsal tekamülüne paralel olarak gelişir.”

Bir Ruhsal Tebliğ

“Ruhlar tekamül ede ede kudretlerinin artışı ve kapsamı oranında, İlahi İrade Yasaları'nın uygulanmasında görevli birer vazifedar olurlar.”

Dr. Bedri Ruhselman

“İnsanlar vazifelerini yapıp yapmamakta serbesttir. Vazifelerini ihmal yüzünden insanı her şeyden önce bizzat kendi idrak ve şuuru sorumlu tutar.. Bu ihmalden ileri gelen kötü sonuçların zarar ve azaplarını ona tattıracak olan, yine kendisidir.Dışarıdan hiçbir güç, insanı, vazifelerini yapmaya zorlamaz ve vazifelerini yapmamasından dolayı cezalandırmaz. Ancak yine kendisinde bulunan vicdan yeteneğidir ki, vazifelerini ona hatırlatır ve İlahi İrade Yasaları'na göre onun ruhsal huzur ve veya azaplarını hükümlendirir.”

Dr. Bedri Ruhselman

“Her insanın çevresine, çevresindeki tüm varlıklara karşı derece derece yapmakla yükümlü olduğu vazifeleri vardır.İnsan bilmelidir ki, bu vazifesinde göstereceği en küçük bir ihmal ve gevşekliğin kötü sonuçları yüzünden çevresinin göreceği zarardan kendisine de bir pay düşecektir.”

Dr. Bedri Ruhselman

“Önceleri birçok vazife otomatik olarak yapılır. Aileye , gruba,içinde yaşanılan kentin topluluğuna ve ulusa karşı bir sorumluluk ve buna paralel bir vazife yapma duygusu vardır.Nihayet onun dışında, insanlığa karşı olan vazifeler vardır.Yaşamın her evresinde çeşitli biçim ve niteliklere bürünmüş sayısız vazife gerekleri vardır.”

Ergün Arıkdal
“İnsanlar bir organizasyon olarak yaşadıklarına göre her insan kendisini büyük bir organizmanın bir organı olarak kabul etmelidir.Böylece, bağlı bulunduğu organizması gelişmediği takdirde, kendisi de belli bir noktadan öteye geçemeyeceğine göre, onun o organizmada kendinden sonra gelenlere elini uzatması bir zorunluluk ve bir borçtur. Vazife (aslında bir fedakarlık değil) bir borcun ödenmesi, alınanın verilmesidir.”

Tebliğ Kaynağı: Meşale

“Varlıkların yapmakla yükümlü oldukları vazifelerin en önemlilerinden biri, -aslında her bedenli ve bedensiz varlığın bilerek veya bilmeyerek yapıp durduğu- birbirlerini ve kendilerini kendi çaplarında yetiştirme vazifesidir.

Dr. Bedri Ruhselman

“Ben güçlüyüm,güzelim,şöyle sanatkarım vb. diye övünen insanlar bilmelidir ki, kendilerine bu birtakım geçici özelliklerin verilmesinin nedeni, yalnızca,bilmeden-otomatik olarak yapacakları vazifelerdir ve bu özellikler, gerektiği zaman ellerinden alınacaktır.”

Ergün Arıkdal

“Manevi alemlerde insanların değeri vazifeye verdikleri önem derecesiyle ölçülür.”

Bir ruhsal tebliğ,1988

“(Bilgi sorumluluk getirir) Hiçbir şey boşa alınmaz;alınanla beraber muazzam sorumluluklar yüklendiğinizi unutmayınız.”

Tebliğ Kaynağı: Meşale

“İnsanların yaşamdaki fedakarlıklarının nedenleri genellikle
şunlardır:
1-Toplumda ün elde etmek.
2-İçhuzuru ve manevi tekamül.
3-Öbür alemde iyi bir mevki sağlamak.
4-Yüksek ruhların takdirine erişmek.
5-Allahın (tabiri caizse) gözüne girmek.
“Yukarıdaki bu gayelerin gerçekleşmesi amacı ve düşüncesiyle yapılan fedakarlığın manevi kazancı sıfırdır. Bu hareketler fedakarlık değil, aksine zekice bir bencillikten başka bir şey değildir.(…) Kainattaki varlıklardan gelişmiş olanları, olmayanlara yardım etmek zorundadır.Her zorunluluk bir vazifedir. Vazife ise fedakarlık hissinden
uzaktır.(…) İnsan, fedakarlık yaptığını ve bir hareketinin fedakarlık olduğunu bildiği sürece,yapılan hareket fedakarlık olmaz.'İnsanüstü alemler'de, insan anlayışı ile yapılan harekete fedakarlık denilmez.Bir insan, yaptığı hareketin fedakarlık olduğunu bildiği sürece insandır; tersine, bu hareketin vazife olduğunu bildiği, bu hareketten ne maddi ne de manevi bir şey beklemediği, bu hareketinin kendi tekamülünde bir etken olacağı zannına kapılmadığı ve hatta -bu hareketi sırasında yararlı olsa da- bu yararın sonucundan kendisi için hiçbir fayda beklemediği zaman, artık ‘insanüstü' olmuştur”

Tebliğ kaynağı: Kemal Yolcusu
 

Anket

ezoterizm.org'da en çok hangi bölüm ilginizi çekti?
 

Giriş